SELAMLAŞMA



Selam vermek, daha en baştan beyaz bayrağı açmaktı. Tanışmak için ilk adım, paylaşmak için gerekliydi. Çevremizle de ilgiliydik, kendimizle de..Otobüste yanımda oturan yol arkadaşımla yol boyunca neleri konuşmazdık ki.. Ortak tanıdıklar bulmaya çalışır, ortak ilgi alanları araştırır, en azından birlikte konuşacak ‘devleti kurtarmak’ gibi önemli bir konumuz olurdu. Bir kahvehaneye, bir berber salonuna ya da bir bakkala girdiğimizde herkes girdiğimizi fark ederdi. Biz de içeride bulunan herkesi fark ederdik. Selam verirdik çünkü. Kapıları açar, köprüleri kurardık bir selam ile.

"Selamlaşmak ve güler yüz" saf ve temiz duygularla karşımızdakini önemsemekti.
O kadar çok bahanemiz var ki bir selamı esirgemek için; iş telaşı, zaman yokluğu, insanları tanımamak, konuşacak konu yokluğu.. Evet belki de en önemli problemlerimizden birisi de ortak bir konu bulamama korkusu! Binlerce ortak noktamız olmasına rağmen.. Vatanımız bir, toprağımız bir, dinimiz bir, dilimiz bir, bayrağımız bir, günlük telaşımız bir.. Televizyonda tartışılan konumuz bile bir.. Geçim derdimiz bir, çoluk çocuk derdimiz bir.. Yüzlerce bir.. milyonlarca bir..

Ayşe abla, Nimet teyze, Ali amca geçenlerde selam verdim ama farkına bile varmadınız. Çünkü büyük bir düğün hazırlığı içindeydiniz! Ama ben bu koca çarkın dişlileri arasında ezilmemek adına arada selam verip geçiyorum yanınızdan. Bazen selamımı yarım yamalak alıyor bazen de hiç duymuyorsunuz bile...

Haydi, hep birlikte bize yabancı olmayan ama unutmaya başladığımız selamı güler yüzümüzle birbirimize haykıralım. Buna çok ihtiyacımız var. Selam vermek, kim bilir içinde fırtınalar kopan hangi gönle bir köprü kuracak. Ve kim bilir ne zaman bize de bir köprü kurulmasını bekleyeceğiz..

Haydi çok görmeyin bir selamı ve ilk gördüğünüz insana tanımasanız bile selam verin. Sadece kendinizle değil, ne olur biraz da çevrenizle ilgilenin. Kapılar açın, köprüler kurun…

SELAMLAŞMALARIMIZIN ANALİZİ

1. Selam vermek için güçlü özgüven gerekir.
2. Selam vermek için iyi niyet ve samimiyet gerekir.
3. Selam vermek için barıştan yana olmak lazımdır.
4. Selam vermek, onu tanımayı göze alabilmektir.
5. Selam vermek, onunla halleşmek, dayanışmak ve yardımlaşmayı getirir.
6. Selamlaşmak iki taraflı iletişim ve ilişki tarzıdır.
7. Selamlaşmak doğu toplumlarına özgüdür ancak batı’da daha çok uygulanmaktadır.
8. Selamlaşmak kişisel enerji ile toplumsal sinerji etkisi doğurur.
9. Selamlaşmak, adap, erkân ve kurallarına uyulursa toplumu yeniden inşa eder.
10. Selam almaktan çok selam vermeye hevesli ve güdülü olmak, kişisel mutluluk ve huzuru sağlar.
11. Selamlaşmak ve Güleryüz  Beyaz Kalplerin ilk ve birinci önceliği ve ilkesidir. Toplumumuz bu çok önemli “Ortak Değerde” birleşmelidir.
12. Selam verenin verdiği Selamı aynı kalıpta almak hem Kadim Medeniyetimizin göstergesi, hem de Selamı verene karşı nezaket ve kibarlık sorumluluğumuzdur.
Mesela; Selamun Aleyküm diyen birinin Selamını yine aynı kalıpta (yani Ve Aleykum Selam gibi) almalıdır. Onun gibi Merhaba diye Selam verene karşılık yine aynı kalıp ile yani Merhaba diyerek Selam alınmalıdır.
13. Bu nedenle karşılaştığınız ve yolda yanından geçtiğiniz birine, Selam vermekte acele ediniz ki; O’da sizin kalıbınızla Selamınızı alma nezaketinde bulunsun. Önce kim Selam verirse O kazanacaktır!.
14. Yaşanan salgın gibi olağanüstü durumlarda Selamı “sosyal mesafeyi” koruyarak elinizi kalbinize ve başınıza koyarak, uzaktan Selam vermek gerekmektedir.
15. Haydi, Selamda yarışmaya ve rekabeti kızıştırmaya :)
Tanıdık tanımadık herkese Selam verelim. Çünkü Millet olarak biz büyük bir aileyiz ve aslında tanışığızdır!.
Evet, sonuç olarak; Diğer değerlerimizde olduğu gibi Selamlaşmakta da “Diğergam” olmak ve diğerinin gamıyla gamlanmak Kadim kültürümüzün muhteşem güzelliklerindendir. Bencillik ve nefsmerkezcilik ile davranmak yerine muhatabımıza hizmeti hedeflersek önce etrafımızdakileri sonra onlardan gelecek sinerji ile kendimizi mutlu edebiliriz.

“SELAMLAŞMAK VE GÜLERYÜZ”

Diğer insanlara güler yüz göstermek ve selamlaşmak toplumun eskiden beri uygulaya geldiği güzel adetlerimizdendir. Kendine güvenen, çevresini güler yüzle selamlayan pozitif enerji sahibi kişilerden oluşan toplumsal yapı, barışın ve huzurun sağlanmasında etken olacaktır. Modern yaşamın etkisiyle unutulmaya başlanan güler yüz ve selamlaşma, geleneksel değerlerin vurgulanmasını önemli kılmaktadır. Yine konuyu geleneksel ve moral değerlerin katkısıyla, kişisel ve toplumsal duyarlılığımızı güçlendirmeye dönük görsel ve pratik teklifler sunarak ele alacağız.

Güler yüz ve selamlaşmayı zayıflatan bazı nedenler
1- Çarpık şehirleşme ve göç
2- Toplumsal yozlaşma
3- Kültür yozlaşması
4- Bireyci toplum yapısı
5- Bireysel ve toplumsal yalnızlık
6- Hiyerarşik yapının bozulması
7- Ekonomik zorluklar
8- Bencillik ve çıkarcılık
9- Kendine yabancılaşma
10- Güvensizlik
11- İş yoğunluğu
12- Acelecilik
13- Kötümserlik ve kötü niyet

Güler yüz ve selamlaşmayı güçlendirecek bazı unsurlar
1- Toplumsalcı sosyal yapı
2- Toplumsal dayanışma
3- Toplumsal paylaşımcılık
4- Empati ve diğerkâmlık
5- Toplumsal ahlaki değerler
6- Bireysel ve toplumsal bilinç
7- Dürüstlük ve güven
8- İyimserlik ve iyi niyet
9- Hiyerarşik düzen ve saygı
10- Sevgi bilinci
11- Sabır ve sebat
12- Kanaatkârlık
13- Hoşgörü
14- Kibarlık ve nezaket
15- İletişim bilgisi ve bilinci

KONU AYRINTILARI

Güler yüz ve selamlaşmayı günlük hayatlarında özenle sürdüren kişiler ve kişilik tipleri, aile ve toplumsal sınıf, toplumsal grup ve statüler, bazı yöreler ve kırsal mekânlar;
Güler yüz ve salamlaşmanın unutulduğu kişiler ve kişilik tipleri, aile ve sosyal gruplar, toplumsal sınıf ve statüler, bazı yöreler ve büyük şehirler;
Dış ülkeleri gezmiş ve yabancı ülkelerde yaşayan Türkler, aileleri, toplumsal sınıf, grup ve statüleri, ikamet ettikleri kır, köy ve şehir mekânları; Konu edilerek, yukarıda belirtilen sorunlara toplumsal değer, gelenek ve ahlaki değerlerin katkısıyla, toplumsal duyarlılık ve toplumun üstüne düşen bazı görev ve sorumluluklar ele alınacaktır. Bunun için toplumda yapılacak ve modernle geleneğin uyumunu gözetecek yeni organizasyon ve uygulama biçimleri önerilecek. Toplumun asgari müşterekleri belirlenmeye çalışacaktır.

Öncelik sırasına göre temel ve ana konu başlıklarımız aşağıda sıralanmıştır:
1. Selamlaşma ve Güler yüz
2. Bayramlaşma
3. Ah Bu Komşuluklarımız!
4. Misafirperverliğimize Ne Oldu?!
5. Trafik mi Rezalet mi! Yolda ve Yaya!
6. Çalışmak, Dilencilik ve Yardımlaşmalarımız!
7. Hastalık hastası, Hastalar, Hastalıklar, Hastaneler!
8. Şakalar, Espriler, Latifeler!
9. Telaşlarda Kaybolmak!
10. İnadına İyilik!
11. Barışmak!
12. Hediyeleşmek!
13. Arabuluculuk!
14. Adab-ı Muaşeret
15. Kardeşlik!
16. Büyük Aile Olmak!
17. Maşallah, İnşaallah, Eyvallah!
18. Düğünler Bayram Ola!.
19. Sanal Hayatlar! Fanus Yaşantılar!
20. Diğerkâmlık mı? Empati mi?
21. Hak, Hakikat ve Adalet
22. Öksüz ve Yetimler!
23. Evsizler, Kimsesizler, Yolda Kalmışlar!
24. Sokak çocukları, mahallenin çocukları!
25. Sevgi, Hürmet ve Güven!
26. Şahadet ve Şehitlik!
27. Zalimler ve Mazlumlar!
28. Yalnızlıklar ve Yabancılaşma!.
29. Tutku Dünya- Sevgi Dünya
30. Erdemli Esnaf ve Sosyal Ticaret!
31. Sınav Maratonu!
32. Ergen Sivilce!
33. Şahsiyet ve Karakter
34. İnançlar, bunalımlar, intiharlar!.
35. Erdem ve Fazilet
36. Köy- Şehir, Ziraat- Hayvancılık!
37. Kibir, Sabır, Kanaat!
38. Uhuvvet ve Ahilik Toplumu!
39. Helal ve Sağlıklı Gıda
40. İstanbul Hanımefendisi ve Beyefendisi!
41. Aileler Zamanla mı yarışıyor!
42. Evlilik Karmaşası! Bekar Kalmak Zamanı!
43. Bozulan Hiyerarşik Yapı; Çocuk Önde Baba Arkada, Marş Marş!
44. Bozulan Hiyerarşik Yapı; Öğrenci Hocasının Önünde!
45. Bozulan Hiyerarşik Yapı; Cemaat Hocaya Önder!
46. Endüstri Köleliği
47. Çoban, Âlim, Allame!
48. Bürokraside Yardımlaşma!
49. Siyaset ve Devlet
50. Doğru- Yanlış; Sevap- Günah!
51. Bayanlık mı? Annelik mi?
52. Beyefendi Erkek mi Baba mı?
53. Aslında Özürlü Kim?

BEYAZ KALPLERİN BAYRAM MANİFESTOSU

Bayramlarımızın gerçek, samimi, değerli bayramlar olarak bizde ve dünyada Salgının acilen son bulacağı, bütün zulümlerin sona ereceği, bunun için her birimizin değerlerimiz ve evliliklerle ilgili sorumluluklarını yerine getireceği hayırla, huzurla, sevgi ve şefkatle, “z kuşağı” anlamlı bayramların kutlanacağı günlerin bir an önce gelmesi duasıyla hepinizin Ramazan Bayramını tebrik ediyor,

Küçüklerin gözlerinden, büyüklerimin ellerinden hasretle öpüyor,
İki cihan saadeti diliyor, selam, muhabbet ve hürmetlerimizi sunuyoruz.
Hepinizi, Yüceler Yücesi Allah'a (cc) emanet ediyoruz.
İYİ Kİ VARSINIZ VE TANIMASAK DA BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİSİNİZ!.

KADİM GELENEĞİMİZDEN GELEN İLKELERİMİZİ YAŞATALIM!.
Aşağıdaki Güzellikleri Salgın Sebebiyle Ve Bu Seferlik, Beyaz Kalpler Sitesinden Sanal Olarak Yapalım Ki Başkasının Kul Hakkına Girmeyelim.


Bayram Münasebetiyle Bir Hatırlatma: Her bayramda olduğu gibi bu seferde ne kadar zor olursa olsun bahane üretmeden ailemize köyümüz ve şehrimize gidip büyüklerin ellerini öpüp hayır duasını alalım;
Kabirlerimizi ziyaret edelim;
Tanısak da Tanımasak da yaşlı, çocuk, kimsesiz, yalnız, garipleri hiç olmazsa bayramda olsun sevindirelim. En azında Güleryüz’ümüzle Selam verip, küçük bayram harçlıkları dağıtalım.

Küslükleri nefsimizi ayağımız altına alıp karşıdan beklemeden biz bitirelim, üç günden fazla küs kalamayız, hatırlayalım.
Bizim değerlerimize ve davamıza ters davrananlar dışında küslüğümüze de “dava veya Din adına” süsü vermemeye dikkat ederek! Küslükleri sonlandıralım!. Yapacaklarımız çok ama kısacası herkesi sevindirmektir parolamız!.
Bir de yakınlarımızla sanal ve mesaj ile bayramlaşmaları bırakarak ya yüzyüze ya da en azından telefonlar ile kısa da olsa sesimizi duyurarak bayramlaşmak en iyisi!.Artık Beyaz Kalpler var!. Ve Kameralı Mesafeli Bayramlaşmamız da var
Her gün yapmamız gerekenlerin en önemlisi de;
Güler Yüzümüzle Tanıdık Tanımadık, sokakta, evde, işte herkese selam vermek biliyorsunuz!.
Çünkü biz büyük bir aileyiz (Ülkemiz, İslam Dünyası ve Beyaz Kalpler olarak).
Hazır merhabalaşırken ayrıca sevaba girmek de akıllıca bir iştir.
O yüzden tanıdık ve tanımadık herkese Ramazan Bayramımızın ilk faziletli selamını biz verip bu fırsatı kaçırmayalım!: Esselamu Aleykum 😊 ve Merhabalar 😊